Azad Barış'tan Kent Uzlaşısı Açıklaması: İmamoğlu ve Şahan ile İttifak Görüşmemiz Olmadı

Azad Barış'tan Kent Uzlaşısı Açıklaması: İmamoğlu ve Şahan ile İttifak Görüşmemiz Olmadı
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan gelen gözaltı kararı ile gündeme gelen 'kent uzlaşısı' soruşturmasıyla ilgili Spectrum House Genel Direktörü Azad Barış, iddialara cevap verdi. Barış, PKK'nın talimatıyla CHP ile DEM Parti arasında köprü kuran isim olduğu iddialarını reddetti. Soruşturma devam ediyor.

Cumhuriyet yazarı Barış Terkoğlu, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) yönelik 'kent uzlaşısı' soruşturması kapsamında hakkında gözaltı kararı verilen Spectrum House Genel Direktörü ve eski HDP Eş Genel Başkan Yardımcısı Azad Barış ile konuştu. Barış, "PKK'nın talimatıyla CHP ile DEM Parti arasında 'kent uzlaşısı' için köprüyü kuran isim" olduğu iddialarıyla ilgili, "Ne Ekrem Bey’le ne Emrah Bey’le ne de Mahir Bey’le veya Mehmet Ali Çalışkan’la herhangi bir ittifak üzerine konuşma gibi bir durum söz konusu değildir. Şahsıma yönelik böyle bir itham, CHP ve DEM Parti’nin kurumsal işleyişine ve karar alma süreçlerine hakarettir" dedi. 

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ve Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan'ın da aralarında yer aldığı 7 kişi hakkında başlatılan 'kent uzlaşısı' soruşturması devam ediyor. CHP'nin DEM Parti ile işbirliği yaparak seçim kazandığını iddia eden savcılık, iki parti arasındaki köprüyü kuran ismin Spectrum House Genel Direktörü ve eski HDP Eş Genel Başkan Yardımcısı Azad Barış olduğunu düşünüyor. Savcılık, Azad Barış’ın; PKK talimatıyla bunu yaptığını, bunun için CHP’li isimlerden para aldığını, hatta paranın bir bölümüne el koyduğunu iddia ediyor. Hakkında yakalama kararı çıkarıldığında Almanya'da bulunan Barış, Cumhuriyet yazarı Barış Terkoğlu'nun sorularını yanıtladı.

Terkoğlu, "Hedefteki isim ilk kez konuştu" başlıklı yazısında, Azad Barış'ın, hakkındaki iddialarla ilgili açıklamalarını şöyle aktardı:

"Hakkında yakalama kararı çıktığında Almanya’daydı. Acaba soruşturmayı haber alıp mı gitmişti? Ya da Türkiye’ye dönecek miydi?

Barış, şöyle başladı: 'Soruşturma dosyası açıkken ve bir araştırma konusu için aslında Almanya’dayken Türkiye’ye dönmüşüm. Aynı araştırma konusu için soruşturma devam ediyorken Sabiha Gökçen Havalimanı’ndan bütün yasal prosedürleri yerine getirerek tekrar yurt dışına seyahat ettim.'

Barış, gidişinin soruşturmayla ilgisi olmadığını söylerken, aleyhindeki haberlere karşı suç duyurusunda bulunduğunu açıkladı. (Dilekçelerini de paylaştı). Daha da önemlisi, seçim dönemiyle ilgili özel bir bilgi verdi: 'Dosyadaki iftiralara karşı en büyük delilim de o dönem kısmi felç geçirmem ve bunun sonucunda çok yoğun bir tedavi sürecinden geçmiş olmamdır.'

Azad Barış, kendisinin üzerinden başta İmamoğlu olmak üzere birçok insanın da haksız şekilde suçlandığını söyledi. Önemli bir detay daha var… Barış; Mahir Polat ve Mehmet Ali Çalışkan için 'hayatım boyunca birkaç kere gördüm' ifadelerini kullandı.

Türkiye’ye şu anda dönmeyi düşünmediğini şu sözlerinden anladım: 'Böylesine ağır bir linçe uğrayan birinin, kendisini linç etmeye hazır bekleyen cellatlarına gönüllü olarak teslim olmasını da kimse beklememeli.'

Azad Barış’a, Kent Uzlaşısı sürecindeki rolünü ve yaptığı iddia edilen pazarlıkları da sordum. 'Kent Uzlaşısı meselesi DEM Parti tarafından seçim deklarasyonu olarak yayınlanmış eş genel başkanlarından sözcüsüne, vekilinden yerel yönetimlerden sorumlu kuruluna kadar herkesin bas bas bağırdığı bir seçim stratejisidir' dedikten sonra ekledi: 'Bu sürecin hiçbir aşamasında, herhangi bir karar alma sürecinde ve isim belirlemede iddia edildiği gibi PKK veya başka bir örgütle ne ilişkim oldu ne de konunun öznesi, aktörü yahut belirleyeni oldum.'

Azad Barış, sözlerinin devamında daha kesin bir ifade kullandı: 'Ne Ekrem Bey’le ne Emrah Bey’le ne de Mahir Bey’le veya Mehmet Ali Çalışkan’la herhangi bir ittifak üzerine konuşma gibi bir durum söz konusu değildir. Şahsıma yönelik böyle bir itham CHP ve DEM Parti’nin kurumsal işleyişine ve karar alma süreçlerine hakarettir.'

Azad Barış’a para meselesini de sordum. Kent Uzlaşısı için Barış’a bir para verilmiş miydi? Bu paraya onun tarafından el konulmuş muydu? Azad Barış, iftira olduğunu söylüyordu.

Yanıtında bazı detaylar önemliydi:

-'Ekrem Bey’le sürekli görüştüğüm yönündeki iddialar tamamen temelsizdir ve kasıtlı bir algı operasyonunun parçasıdır.'

- 'HDP’de Eş Genel Başkan Yardımcısı olduğum dönemde, partinin resmi temsilcisi sıfatıyla görüşmeler gerçekleştirdim. Bu görevden ayrıldıktan sonra ise herhangi bir parti veya yapı adına Ekrem Bey ile hiçbir görüşmem olmamıştır.'

- '(Resul Emrah Şahan’la) ailece tanışıklığımızın olduğu doğrudur. Ancak aramızdaki görüşmelerin büyük çoğunluğu, saha araştırmaları, toplumsal analizler ve veri tabanlı çalışmalar üzerinedir. Bunun dışında, ne ortak bir ticari girişimimiz, ne maddi bir alışverişimiz, ne de parasal bir ilişki söz konusu olmuştur.'

- '(Mahir Polat’ı) Hayatım boyunca kendisini sadece iki kez gördüm.'

- '(Mehmet Ali Çalışkan’ı) çok ama çok sınırlı düzeyde tanırım. İlk kez uluslararası bir toplantıda karşılaştık. Sonrasında ise yalnızca veri ve saha çalışmalarıyla ilgili yapılan sunumlarda denk geldik. Ne düzenli bir ilişkim, ne de bir iletişim trafiğim olmuştur.'

Sorularıma Azad Barış’ın ekleyecekleri vardı. Barış, daha önce hiç terör cezasının olmadığını, halihazırda süren tek davasının da HDP’nin yaptığı bir basın açıklamasıyla ilgili olduğunu söyledi. (Belgesini paylaştı) Adli sicili temizdi.

Aleyhine çıkan haberlerdeki olayın, 2001’de, Alman Arte televizyonu adına Diyarbakır Nevruz’unu takip ederken gözaltına alınması hadisesi olduğunu ekledi. (Belgesini paylaştı)

Hem kendisinin hem de aynı kurumdaki çalışma arkadaşlarının, Maraş depremlerinde yaraları sarmak için çalışma yaptığını, Kızılay’a da destekte bulunduğunu, bu nedenle Kızılay’dan kendisine teşekkür plaketi verildiğini söyledi. (Fotoğrafını paylaştı).

Ayrıca Türkiye’nin de kurucu üye olduğu AGİT toplantılarında da konuşma yaptığını söyledi. (Görüntülerini paylaştı)

Başına gelenleri; Ezidi Kültür Vakfı Başkanı olarak, Suriye’nin yeni Cumhurbaşkanı Ahmed el Şara hakkında uluslararası bir dava açma hazırlığında olmasına bağladı.

Hedefteki isim Azad Barış’ın anlattıkları bu şekilde.

Tarih elbette gerçeği açığa çıkaracak. Umarım gerçeğe giden yol, akıl ile vicdanın kesiştiği yerden olur."

 

Haber Merkezi

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.